Batı Trakya Online

Yunanistan’da Ramazan

Ayhan Demir

Ayhan Demir

Yazarın şu ana kadar yazılmış 40 makalesi bulunuyor.
Yunanistan’da Ramazan

Yunanistan’da, 750 bin ila bir milyon Müslüman yaşıyor. Bunların 250 bini Atina’da, 150 bini Batı Trakya’da, Rodos’ta ve İstanköy’de ikamet ediyor. 

Atina’daki Müslümanlar Afganistan, Pakistan, Mısır, Fas, Filistin, Lübnan, Gana, Suriye, Bangladeş ve Nijerya gibi ülkelerden gelen göçmenlerden oluşuyor. Yunan, Arnavut ve Türk asıllı Müslümanlar da var.

Ne var ki Atina’da, Müslümanların gidebileceği tek bir cami bile yok. Bu şehirde dünyaya gelen Müslüman çocukların birçoğu, cami  yüzü görmeden büyüyorlar.

Atinalı Müslümanlar, apartman dairelerinde, bodrum katlarda, garajlarda ya da depolarda ibadet ediyorlar. Bayram namazlarını ise stadyumlarda ya da spor salonlarında kılınıyor. 

Atina’daki Müslümanlar, tüm bu zorluklara rağmen on bir ayın sultanı Ramazanı doyasıya yaşamaya çalışıyorlar. Ekonomik ve sosyal sıkıntıları iliklerine kadar hissetseler de, bu ayın dayanışma, yardımlaşma ve kardeşlik iklimini yansıtan güzel örnekler veriyorlar. 

Yunan asıllı Müslümanlar, evlerinin kapılarını farklı ülkelerden gelen Müslüman göçmenlere açıyorlar. Bodrum katlardaki yeraltı mescidlerinde de, toplu iftar sofraları kuruluyor. Balık, pirinç ya da bulgur pilavı, etli ve sebzeli yemekler, patlıcan kızartma, kıymalı makarna, domates salatası, hurma ve tatlıdan oluşan sofralar kuruluyor. 

Çay eşliğindeki dinlenme ve sohbet faslını; akşam, yatsı ve teravih namazları takip ediyor. Atina’nın liman kenti Pire’de, belediyeden alınan izinle, pazar günleri kaldırımda namaz kılınıyor. Bu esnada, ırkçı grupların muhtemel saldırılarına karşı, etraf sık sık kontrol ediliyor.

Yunanistan’ın Makedonya sınırında aylardır bekleyen, çoğu Suriyeli, on binlerce sığınmacı ise Ramazan’ı çok zorlu koşullarda yaşıyorlar. Yardım kuruluşlarının dağıttığı süt ve hurma paketleriyle, iftar ve sahur yapıyorlar.

BATI TRAKYA’DA RAMAZAN

Müslüman Türk Azınlığın yaşadığı Batı Trakya ve Rodos’taki Ramazan hazırlıkları üç aylarla birlikte başlıyor. Gümülcine ve İskeçe’de evler, sokaklar ve camiler temizleniyor, kireçle boyanıyor ve ışıklandırılıyor.  

Mübarek gün ve gecelerde, cami cemaatine gülsuyu, tatlı ve çikolata ikram ediliyor. Gelenek haline gelen bir başka ikram ise gül suyu şerbeti

Köylerde iftar ve sahurun habercisi, gönüllü gençlerin çaldığı, Ramazan davuludur. Bu vazife, Ramazandan önce belirlenen görevliler tarafından, nöbet usulü sırayla yapılıyor. 

Gençler, ellerinde tokmak ve davul, dillerinde manilerle köyü dolaşıyorlar. Ramazanın son günlerinde de bahşiş toplanıyor. ‘Peşpeş’ isimli oyun eşliğinde toplanan para ve hediyeler, muhtaç ailelere yardımda ya da diğer hayır işlerinde kullanılıyor. 

Gümülcine’de, Ramazan arifesinde ikindi namazından sonra ve iftarda, fişek atılıyor. Bu gelenek, 1974 Albaylar Cuntası sonrası, İskeçe’de yasaklanmış. Bir daha da hayata geçirilememiş.

İskeçe ve Gümülcine’deki fırınlar, Ramazan’a özel, yumurtalı ve susamlı pide çıkarıyorlar. Bu pideye, Müslümanların yanı sıra, Hıristiyanlar da ilgi gösteriyorlar. 

İftar sofralarında imam bayıldı, etli bamya ve yaprak sarmanın özel bir yeri var. İftar sofralarının diğer vazgeçilmezleri ise Gümülcine’de tulumba ve İskeçe’de kadayıf ve baklavadır. Gümülcine’nin meşhur leblebi ve sucuk lokumu da iftar sonrasının atıştırmalıklarıdır.

Büyük Türk köylerindeki toplu iftar, Batı Trakya’nın dört bir yanından gelen Müslümanları bir araya getiriyor. Bu iftarlarda, kıymalı ve pirinçli düğün çorbası, etli pilav ya da nohutlu prinç pilavı, patates kızartmalı et, kurufasulye, çoban salata, ayran ve irmik helvasından oluşan mükellef sofralar kuruluyor.

Köylerde devam ettirilen bir başka Ramazan geleneği de, ‘hoca gezeği’dir. Köyün imam ve müezzinine, Ramazanın başlangıcından bayrama kadar, verilen iftar ve sahur yemeğine ‘gezek’ deniliyor. Gezek, genellikle, pirinç pilavı ve köy tavuğu ile hazırlanan kapama, yoğurtlu biber sarmısaklısı, hoşaf ve tatlıdan oluşuyor. Köylülerin evde sırayla hazırladıkları bu yemekler, iftar ve sahurda, cami ya da mescide gönderiliyor. 

Batı Trakya ve Rodos’taki Türkler, teravih namazı için camilere gidiyorlar. Cami yolunu tutan erkeklerin dantel takkeleri, kadınların yöreye has oyalı yazmaları dikkat çekiyor. 

Gümülcine ve İskeçe’de seçilmiş müftülüklere bağlı vaaz ve irşad ekipleri, camilerde dini sohbetler düzenliyorlar. Kadınlara özel hizmet veren, vaaz kürsüleri de açılıyor. Türkiye Diyaneti de, Ramazan ayında, Batı Trakya’daki camilerde görev yapmak üzere görevliler gönderiyor. Camilerde Kur’an-ı Kerim, ilahi ve dua içerikli programlar düzenleniyor. 

Velhasıl, eskisi kadar canlı olmasa da, Batı Trakya’da Osmanlı ve İslam gelenekleri varlığı muhafaza ediliyor. 

Yunanistan’daki Müslümanların sergilediği Ramazan manzaraları, Yunan makamlarına şu önemli hatırlatmayı yapıyor: “Bizi yok etmeye çalışanlar bilsinler ki, Müslümanlar asla yok olmayacak.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
Yunan Eziyeti - 11 Mart 2020
29 Ocak Olayları - 29 Ocak 2020
Yunan zulmü - 29 Kasım 2017
Arnavutluk’ta Ramazan - 30 Haziran 2016
Bulgaristan’da Ramazan - 23 Haziran 2016
Yunanistan’da Ramazan - 15 Haziran 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ