“Açılım” mı? Hani Nerde?
Üzerinden bir hafta geçtiği için, haberi mutlaka bir yerlerden, bir şekilde duymuşsunuzdur… Ama biz, yazmak istediğimiz konuyla bağlantılı olduğu için, haberi kısaltarak da olsa, buradan yine sizlerle paylaşacağız…
Diğer yandan, şu da var tabii… Azınlık basını maalesef haftalık yayın yaptığı için, siz önceden duymuş veya çoğunluk basınından okumuş olsanız bile, bu köşede değineceğimiz konuyla bağlantılı haberi, zaten biz sizlere ancak bu hafta aktarabiliyoruz…
Şimdi bu girişten sonra, gelelim konumuza… Geçtiğimiz Cuma günü, Başbakan Yorgo Papandreu, bakan ve bakan yardımcılarından oluşan berberindeki kalabalık bir heyetle, Gümülcine’ye sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi.
Sürpriz diyoruz, çünkü ziyaretin gerçekleşeceği, ancak iki gün öncesinden kamuoyuna açıklandı; kaldı ki, o açıklama bile, kesinlik taşımıyordu…
Zaten bu nedenle olsa gerek, Gümülcine ziyaretin ilk durağı olarak açıklanan Rodop Valiliği önünde, gazeteciler, bazı belediye başkanları ile meclis üyeleri ve diğer görevliler haricinde, Başbakan’ı karşılamak için bekleyen kalabalık bir halk topluluğu da, yoktu.
Başbakan Papandreu, toplam 6 – 7 saatlik Gümülcine ziyaretinin büyük bölümünü geçirdiği Rodop Valiliği’nde, Ekonomik ve Sosyal İşler Komisyonu’nun toplantısına katıldı, yerel yetkililerden bölgenin sorunları hakkında bilgi aldı.
Diğer yandan Papandreu, uzun bir aradan sonra Başbakan olarak geldiği Gümülcine’de, gündemdeki konularla ilgili, bazı açıklamalar da yaptı tabii… Açıklamalarında, şehir nüfusunun yarısını oluşturan Azınlık insanlarına ve onların sorunlarına da değinmeden, edemezdi haliyle. Zaten Papandreu da, öyle yaptı. Muhtemelen, danışmanlarının kendisine verdiği bilgiler doğrultusunda üç – beş cümleyle, Azınlıktan da bahsetti. Çok kültürlülükten dem vurarak, Azınlığın bölge için önemli olduğunu ve tütün üretimi konusuna hükümetlerinin elinden gelen desteği, vereceğini söyledi…
Hal böyle olunca, Papandreu’dan, Türk – Yunan ilişkilerindeki olumlu havayı da göz önünde bulundurarak, sorunlarıyla ilgili önemli “açılımlar” bekleyen Azınlık insanının umutları da, boşa çıktı…
Ama her ne hikmetse, ziyaretin ertesi günü Türkiye’de yayınlanan ulusal gazetelerin ve internet sitelerinin çoğunda, “Papandreu’nun Batı Trakya Türk Azınlığa Açılım Yaptığı” şeklinde haberler yer aldı.
Türk Basını, Papanderu’nun Gümülcine’deki açıklamalarına atfen öyle şeyler yazdı ki, hani neredeyse, bu yazılanlardan sona: “Azınlığın artık hiç bir sorunu kalmadı” deseniz olur… Müftünün seçimle belirleneceğinden tutun da, kamu kuruluşlarındaki memur alımlarında azınlığa özel kontenjan, tanınacağına kadar…
Şimdi, hayret etmemek mümkün değil doğrusu… Papandreu’nun Gümülcine ziyaretinde, Azınlık insanının duymadığı – görmediği bu “açılımları”, “Türk Basını” nasıl gördü veya duydu?
Oysa aynı “Türk Basını”, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın, Yunanistan’da uğradığı haksızlıkları – ayrımları, yıllardır görmezden geliyor. Bu konudaki haberleri ya atlıyor, ya da üç – beş satırla, geçiştiriyor. İşte bu yayın politikası nedeniyle de, Türkiye’de bugün halen, Batı Trakya’da Türklerin yaşadığından haberi olmayan, yüz binlerce, hatta milyonlarca, insan var… Türkiye’deki öğrenciliğim süresince, çarşıda – pazarda karşılaştığım birçok insan, Yunan vatandaşı, ama Türk olduğumu öğrendiğinde, aval aval yüzünüze bakıyordu…
Ama sanmayın ki, “Türk Basını”nın bu ilgisiz yaklaşımı, dünyadaki diğer Türk grupları için, geçerli değil… Durum, onlar için de, bizimkinin aynı… Her ne hikmetse, “Türk Basını”, dünyadaki Türklerin uğradığı haksızlığı, zulmü yeterince görmüyor ama, başka milletlerin hakkı – hukuku söz konusu olduğunda, ortalığı ayağa kaldırıyor…
O nedenledir ki, Türk Dünyası’nın, bir gün istenen, beklenen ve hayal edilen güce ulaşması için, öncelikle Türkiye’deki basını, Türkleştirmek lazım!..
