Azınlık Eğitimi Bölümü
Çok merak ediyorduk, merakımızı sayın Çiakalos bir nebze dindirdi. Bugüne kadar Batı Trakya Türk Azınlık ilkokullarına Türkçe öğretmeni yetiştiren Selanik Özel Pedagoji Akademisi’nin yerine kurulacak bölümü kastediyorum.
Konuyla alakalı olarak resmi bir açıklama henüz yok ama yeni bölümün sorumlusu olacak kişi (en azından biz öyle biliyoruz) Yorgos Çiakalos ilk kez basına konuştu. Geçtiğimiz günlerde Gümülcine’deki devlet radyosunda program yapan Sami Karabıyıklı’ya konuştu. Radyoda yayınlanan röportaj 27 dakika. Çiakalos’un açıklamalarının önemli bölümlerini gazetemizin bu sayısında bulacaksınız.
Herşeyden önce okullarımızda görev alacak öğretmenlerimizin eğitileceği bölümle ilgili ilk bilgileri azınlık kamuoyu sayın Çiakalos’dan öğrendi. Öğrenmesine öğrendi de, hala bazı belirsizlikler var. Hatta birçok belirsizlik var. Buna göre sözkonusu bölüm SÖPA gibi, Selanik’te olacak. İnşallah bu negatif bir etkileşim yaratmaz. Neyse biz bölümün içeriğine bakalım. Bölüm Selanik Aristotelio Üniversitesi Pedagoji Fakültesi’ne bağlı olacak. Bölümün adı “Azınlık Eğitimi Bölümü” olacak. Bu bölüme giren öğrenciler Aristotelio Üniversitesi Pedagoji Fakültesi’nin öğrencisi olacak. Bu fakültede diğer öğrencilerle birlikte eğitim görecek. Fakültenin öngördüğü tüm zorunlu dersleri alacak. Buradan mezun olduktan sonra da ülke genelindeki tüm ilkokullarda öğretmen olarak görev yapabilecek bir diplomayı alacak. Şimdi burada “azınlık eğitimi veya “azınlık okulu bu işin neresinde?” diye sorabilirsiniz. Hemen açıklayalım. Pedagoji fakültesi öğrencilerinin almak zorunda olduğu “zorunlu” derslerin dışında bir de “seçmeli” dersler var. İşte “Azınlık Eğitimi Bölümü”ne giren öğrenciler bu seçmeli dersler yerine kendilerini azınlık okullarında öğretmenlik yapabilecek formasyonu kazandıracak dersleri alacak. Yani fakültenin zorunlu derslerin dışındaki seçmeli dersleri almayacaklar onun yerine Türkçe, Din Dersi gibi dersleri alacaklar. Fakültenin seçmeli derslerinin yerini alacak bu dersler sayesinde mezun olduktan sonra azınlık okullarında öğretmenlik yapabilecekler. Fakat bu derslerin “seçmeli ders” statüsünde mi olacağı yoksa farklı bir statü de mi olacağı belli değil. Bana bu iş “ana yemeğin yanında garnitür” izlenimi veriyor. Yani “Azınlık Eğitimi Bölümü”nde eğitim gören öğrenciler, öğrencisi oldukları fakültenin seçmeli derslerinin yerine alacakları dersler sayesinde Türkçe öğretmeni olacak. Bu konudaki “kaygımı” dile getirmek istedim. Zira, azınlık okullarında Türkçe eğitim verecek öğretmenlerin “seçmeli” bir eğitim sisteminden geçerek yetiştirilmelerini yeterli bulmuyorum. Bu endişemin yersiz olduğunu görmeyi tüm içtenliğimle temenni ediyorum.
Dikkat çeken ikinci bir konu da derslerin başlamasına rağmen “Azınlık Eğitimi Bölümü”nde eğitim verecek eğitim kadrosunun hala belirlenmemiş olmasıdır. Bu yıl bu bölümü kazanan 21 azınlık öğrencisi kimden ve hangi dersleri alacak? Yoksa bu yıl “kayıp yıl” mı olacak?
Öğrencilerin fakültedeki seçmeli derslerin yerine alacakları Türkçe, Din Dersi, Trakya’daki Kültürler, v.s gibi derslerin kitapları kim tarafından ne zaman hazırlanacak? Yoksa hazır mı? Hazır değilse bu yıl öğrenciler ne yapacak?
Sayın Çiakalos’un ifadelerinden bölümde okutulacak derslerden birinin de “Trakya’daki Kültürler” dersinin olacağını öğreniyoruz. Bu konuda biraz detaylı bilgi verilirse seviniriz.
Bir de tabii ki önemli bir mesele de bu “Azınlık Eğitimi Bölümü”ne hangi öğrencilerin gidebileceği. Bu yıl sözkonusu bölüme 21 azınlık öğrencisinin alındığı belirtildi. Peki azınlık öğrencilerinin fakültelerindeki “seçmeli” dersler yerine alacakları Türkçe, Din Dersi gibi dersleri diğer öğrencilerin de alabilme imkanı var mı? Eğer varsa, sözkonusu dersleri alan bu öğrenciler de mezun olduktan sonra Türk azınlık ilkokullarına öğretmen olarak tayin olabilecekler mi?
Sözkonusu bölüm açılırken, Batı Trakya Türk azınlık kurumlarıyla ve eğitim dünyasıyla daha sıkı bir işbirliğinin yapılması azınlığı talebiydi. En azından sayın Çiakalos’un yanında azınlık üyesi donanımlı ve deneyimli bir eğitimcinin de olması gerekirdi. Bu sayede en azından azınlığın hassasiyetlerini birinci elden öğrenme ve değerlendirme olanağı tanınmış olurdu.
Yeni kurulan Azınlık Eğitimi Bölümü’nün “Birincil derecede diğer okullar için öğretmen ve ikincil derecede azınlık okulları için öğretmen yetiştiren kurum” olması doğru olmaz. Eğer azınlık okulu bir adım ileriye götürülmek isteniyorsa azınlığın hassasiyetleri ve istekleri “anayasaya aykırılık” veya “milli tehlike” penceresinden değil de “haklı talepler” penceresinden bakılmasında fayda var.
SÖPA kapatıldı. Onun yerine yeni bir bölüm açılıyor. Bu tarihi bir olaydır. Ancak yeni bölümün ne, nerede ve nasıl olduğunu bu şekilde öğrenmemeliydik. Azınlık eğitimden sorumlu Eğitim Bakan Yardımcısının, yanına iki azınlık milletvekilini de alarak Gümülcine veya İskeçe’de basının karşısına geçerek SÖPA sonrası dönemle ilgili olarak gerekli açıklamaları ve izahatları yapmasını arzu ederdik. Ne yazık ki olmadı. Kimbilir, belki bundan sonra olur. Olur mu dersiniz?
Geçen hafta Prof. Yorgos Çiakalos’un açıklamaları sayesinde azınlık okullarına öğretmen yetiştirecek yeni bölüm hakkında bilgi sahibi olduk. Sözkonusu bölümün nasıl bir şey olacağı konusunda ilk bilgileri aldık. Henüz resmi bir açıklama yok ama bu bilgiler ışığında azınlık öğretmen derneklerinden ilk tepkileri aldık.
Batı Trakya Türk azınlığı elbette ki geleceğini ilgilendiren böyle önemli bir konuda söz söyleyecek, görüş bildirecek. Kurum başkanlarının söylediklerini bir cümleyle özetleyecek olursak şunu söylemek gerekir: “Azınlık yeni bölümle alakalı olarak daha fazla diyalog, daha fazla müzakere istiyor. Kısaca daha fazla söz sahibi olmak istiyor.”
İşin özeti bu. Azınlığın yeni bölümün hazırlanmasında ve faaliyetinde daha fazla söz sahibi olmayı talep ediyor. Bu çerçevede içinde bulunduğumuz sürece katkı olması ümidi ve beklentisiyle bazı önerilerde bulunmak istiyorum.
Yeni bölümle ilgili olarak Batı Trakya Türk azınlığının birkaç hususta endişesi veya talebi var. Azınlık Eğitimi Bölümü’ne alınacak öğrenciler, bölüm müfredatı, zorunlu – seçmeli ders ve eğitim kadrosu.
Bunların ışığında önerilerimi sıralamak istiyorum:
1- Selanik Aristotelio Üniversitesi Pedagoji Fakültesi’nde faaliyet gösterecek “Azınlık Eğitimi Bölüm Başkan Yardımcısı” görevine azınlık mensubu bir eğitimcinin getirilmesi.
2- “Azınlık Eğitimi Bölümü”ne sadece azınlık üyesi öğrencilerin alınacağı açıklanmalı, buna dair yasal bir düzenlemenin yapılması ve bunun garanti edilmesi.
3- Bölümde eğitim görecek öğrencilerin “Öncelikle Batı Trakya’daki azınlık okullarında Türkçe eğitim verecek öğretmen” olarak eğitilmeleri. (Sayın Çiakalos’un açıklamalarından bölümdeki öğrencilerin öncelikle Yunanistan’daki tüm okullarda öğretmenlik yapacak eğitimciler olarak yetiştirileceği, alacakları ‘seçmeli’ dersler sayesinde de azınlık okullarında öğretmenlik yapabilecekleri belirtiliyor)
4- “Azınlık Eğitimi Bölümü”nün temel amacının azınlık okullarına Türkçe ders verecek öğretmen yetiştirmek olduğu açık ve net olarak kabul edilmelidir.
5- Bu bölüme alınacak öğrenciler, azınlık eğitimiyle ilgili dersleri zorunlu ders olarak almalı. Diğer dersler seçmeli olarak alınmalıdır.
6- Bölümde ders verecek öğretmen kadrosu bir an önce belirlenmelidir.
7- Türkiye’den bir üniversite fakültesiyle bilimsel anlamda işbirliği kurulmalı ve yeni bölümde ders verecek bazı öğretim üyeleri işbirliği yapılacak Türkiye üniversitesinden gelmelidir.
8- Eğitim kadrosu içinde mutlaka azınlık üyesi öğretim üyeleri de olmalıdır.
9- Din dersi öğretmeni mümkünse Türkiye İlahiyat Fakültelerinden mezun olmalı.
10- Son sınıf öğrencilerinin azınlık okullarında pratik yapabilmeleri için azınlık dernekleriyle “Azınlık Eğitimi Bölümü” arasında şimdiden işbirliği yapılmalıdır.
11- Bölümdeki müfredatla ilgili olarak azınlık eğitim kurumlarının görüşü alınmalı ve bu konuda mutabakat sağlanmalıdır.
Bizim acizane düşünce ve önerilerimiz bunlar. Bu önerileri tabii ki uzatabilir ve daha ayrıntılı hale getirebiliriz. Ancak şimdilik bu kadarla yetinelim. Batı Trakya Müslüman Türk Toplumu atılan bu adımı takdir etmeye hazır. Ancak devletten daha fazla diyalog ve bu konuda daha fazla “söz sahibi” olmayı talep ediyor. Bunun karşılığında da iyiniyet bekliyor.
Yeni eğitim yılı başlayalı bir ay oldu. Ancak okullardaki eksiklikler giderilecek gibi değil. Ülkemizdeki ekonomik krizi de aksaklıklara ekleyince son derece çetrefil bir durum çıkıyor ortaya. 6 Ekim Perşembe sabahı erken saatte telefonum çaldı. Telefondaki ses köy ilkokulundaki Türk öğretmen eksikliğinden şikayet ediyor. “Herkese söyledik, size de söyleyelim. Bir ay oldu hala Türkçe ders verecek öğretmen köyümüze gelmedi. Lütfen birşeyler yapın.” diye sitem etti.
Meğerse sorun sadece bir köyde değilmiş. 5 Ekim 2011 itibariyle, yani okulların açılmasından neredeyse bir ay sonra Batı Trakya genelindeki Türk azınlık ilkokullarında yaklaşık 60 kadro boş. Yani 60 Türkçe öğretmeni eksik. Örneğin İskeçe’nin Taraşmanlı köyünde, Rodop ilinin Payamdere ve Doğanca köylerinde hiç Türk öğretmen yok. Edindiğimiz bilgiler boş öğretmen kadrosunun önümüzdeki günlerde doldurulacağı yönünde.
Unutmayın, eğitim herşeyin başıdır…
Ozan Ahmetoğlu, Gündem Gazetesi
