Festival

Batı Trakya

Festival” Türkçemizde yer alan birçok yabancı kökenli kelimelerden, bir tanesi. Fransızca bir kelime; anlamı ise; ”Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılan gösteri, şenlik…. (3.şık)”. Daha başka anlamları da var tabii, ama bizim konumuzla ilgili en iyi açıklama, bu… Biz Batı Trakyalılar, yöresel manada bu sözcükle, henüz daha yeni tanışmış sayılırız. 2000li yıllara kadar, yöremizde bu kelimeyi içeren herhangi bir etkinlik düzenlenmemiştir. 2000 yılının Haziran ayında ilk “Kiraz Festival”imizi gerçekleştirdik. O tarihten sonra her yıl Haziran ayında, geçen yıla kadar ”SOSTI” belediyesı adıyla, bu yıl da ”IASMOS” “belediyesi etiketiyle 11cisini de geride bıraktık. Yöremizin etkinlikleri, geleneksel “SEÇEK” panayırı, ”ALANTEPE” şenliklerinin yanı sıra, bazı köylerimizde çok eskilere dayanan  “MAHYA” denilen ve kurbanlar kesilen dini içerikli etkınlikleri vardır. Bunlara son yıllarda moda haline gelen “hatim merasimleri” de eklendi, bilhassa balkan kolu köylerimizde. ”YAKA” tabiriyle ifade ettiğimiz bu “şirin” yöremizde gerçekleştirilen bu etkinlik (kiraz festivali) 11 yıl önce ilk düzenlendiği yıl, belki de çok değişik hayallerle başlatıldı. Ancak geçen zaman diliminde bugün gelinen nokta hiç de iç açıcı değil. Alt yapısı yok değil ama zayıf olan ve belediyenin “Festival Alanı” olarak tahsis ettiği alanın tamamı, seyyar satıcılar tarafından doldurulmuş, kiraz ve kirazı andıran herhangi bir köşe bulmak mümkün değil. Ticari açıdan belediye kendi menfaatini gütmek durumunda, fakat bu şirin yörenin göz nuru “kiraz”ın da ön planda olması gerekmezmi? Yalnız kirazların sergilenip satılabileceği ayrı bir “reyon” oluşturulamaz mı? Güvenlik konusunda eksiklikler hemen göze çarpıyor maalesef. Ne bir polis birliği ne hali hazırda bir “itfaiye” aracı ne de bir “Ambulans” var alanda. Tanrı korusun bir panik halinde, onlarca belki de yüzlerce insan hayati tehlike ile burun buruna gelebilir. Yaşadığım Almanya’da böyle bir etkinliğin yapılmasından günler önce, alanın ve insanların güvenliği için alınan önlemler hayata geçirilir ve yetkililker tarafından çok sıkı denetlendıkten sonra etkınlıklere “start” verilir. Başlama saati bile vardır. Belirlenen saatten önce asla ne bir seyyar satıcı satış yapabilir, ne de etkinlik adına herhangi bir şey yapılır. Herşey usulüne son derece uygun olarak ve ins”an güvenliği ön planda tutularak yapılır. Amacım bu hususta daha kanımca “deneyimsiz” olan belediyemizi ve idarecileri eleştirmek değil, bilakis ne yapılması, nasıl yapılması konusunda karınca kararınca yardımcı olmak. Her yıl yurt içi ve yurt dışı bu tür etkinlikler yapılmaktadır. Bunlardan bazıları “asırlık” diyebileceğimiz kadar eskidirler. Böyle etkinliklerde “deneyimli” olan bu bölgelerden referans alınabilir. Onların tecrübelerinden pek tabii yararlanabilinir. Yoksa bu işi de seçim işine benzetmemeliyiz. ”Oh tamam bitti, seneye Haziran’a daha çok var; kim öle kim kala” mantığıyla hareket edilmemeli. Gelecek yıl yapılacak Festival için yarından itibaren çalışılmalı. Yumurta kapıya dayandığında geç oluyor maalesef. Güvenlik hassasiyetimi bir kez daha dile getirmek istiyorum. Festival akşamları etraf köylerimiz de “hırsızlık” tehdidiyle karşı karşıya ve korumasızlar. Her ihtiyaca belediye yetişecek diye birşey yok, ama en azından polis teşkilatından yardım talep edilebilir. Yarım yamalak bir dağ yolu üzerinden “kuzey komşumuz”dan bize maalesef sicilleri pek de temiz olmayan insanlar yöremizde deyim yerindeyse “CİRİT” atıyorlar. Yaşlı insanlarımızın huzuru kaçmış durumda. Bir de yıl sonuna kadar açılması planlanan Makaz-Komotini otoyolu hizmete girince, yandı gülüm keten helva. İpini koparan, kazığını çıkaran kendini sabah Fener-Sarıyer-Meşe sahilinde, akşam yapacakları hırsızlığın planlarını yapacaklar herhalde. Tabii bu durumdan istifade edip “yerli” hırsızlar da unutulmamalıdır……..

 

Metin Mümin, Cumhuriyet Gazetesi

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ