Batı Trakya Online

Kredi Kartları ve Kriz

Mustafa Geveli

Mustafa Geveli

Yazarın şu ana kadar yazılmış 31 makalesi bulunuyor.

Şu ekonomik kriz, kredi kartlarının yarattığı borçlanma süresini uzatıp, vadeli geri ödeme dengesini bozmuş bulunmaktadır. Sadece Yunanistan’da kırmızı limiti aşmış kredi kartlarının borcu 700 milyon cıvarındadır. 90 gün içinde geri ödenemeyen kredi kartlarının oranı 7% olmakla beraber 30 ila 60 günlük açıklar da aşırı derecede artmış bulunmaktadır. Buradaki problem de köpük etkisinden (bubble effect) dolayı önümüzde bulunan olası bir krizdir. Temel ihtiyaçları karşılamak amacıyla kullanılan kredi kartlarının geri ödeme oranı bu ekonomik krizinde yaratmış olduğu dengesizlikten dolayı daha da zorlaşmış ve açık kapanmayacak kadar büyümüştür. Kredi kartının yarattığı borç, belirli bir sürede geri ödenmediği takdirde, faizler tüketici kredisinden de fazla olur. Tüketici kredisindeki faizler 9%-15% arası olmakla beraber, kredi kartlarının borçlanmasından doğan ve sürenin dolmasından dolayı faizler 15% üzerine de çıkabilir.

Bankalar bu konu ile ilgili hem zor durumdalar, hem de gelecek korkusu ile karşı karşıya kalmış bulunmaktadırlar. Bankalar artık borçlarının tahsilatı için Inkasso şirketlerinin (özel tahsilat şirketlerini) yardımına başvurmuş bulunmaktadırlar. Ayrıca bankalar aylık geri ödeme oranını da şimdiki 1,5%-2,5% tan 4%-5% çıkarmayı planlamaktadırlar.

Banka çevreleri de bu olayı tam bir belirsizlik olarak nitelendirmekten çekinmeyecek kadar pesimist. İşsizlik ve para darlığı, bankacılara göre, kredi kartlarının kızmızı limiti geçmesinde en önemli faktörler olarak ta tanımlanabilir. 90 günlük ödemelerin geçikmesindeki süre 7% lere ulaşması ve gelecek aylarda da bu oranın 8,5% lara ulaşmasında endişe duyulmaktadır. 30 günlük borç limiti o kadar hızlı artış gösteriyor ki, anlamadan 90 günlük limiti aşıp geri ödenmez duruma geliyorlar. Bunun yanında bankalar geçikmiş borçların iptalı ile de gecikmiş borç oranını düşük seviyede tutmaya uğraşıyorlar. Ekim sonu kredi kartı kullanan  şahısların bankalara borçları 10 milyarı geçmekle beraber, gecikmeli borçlar da 700 milyon geçmekteydi.

Yunanistan bankaları destekleme kredileri ile de onları kurtarmaya çalışmakta. Bu destek paketi 30 milyarlara yakın bir rakamdan bahsediliyor. Tüketicileri de tüketici kredilerini 0,5% ile 2% oranı düşüşle rahatlatmak ve piyasayı yeniden canlandırmak girişimlerinde.

Ayrıca bu arada Yunanistan’da hükümet yeniden yapılaşmaya gidip, bizim bölgeden olan Evripidis Stilyanidis’i Ulaştırma ve Haberleşme bakanı yapmış ve ona Olimpik Hava Yolları ve Devlet Demir Yolları’nın özelleştirilmesi konusunu yüklemiştir. Sanki Stilyanidis’i daha da zor konuma getirmişler ve işini de hayli engebeli yola sokmuşlardır. Ayrıca Yunanistan Kültür Bakanlığı’na bizim eski dostumuz Andonis Samaras’ın da getirilmesi, Yunan hükümetinin Azınlığa ne kadar değer verdiğini de belirgisidir. Samaras 1988 ve 1990 da gerçekleşen 29 Ocak olaylarında Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesinde Gümülcine’de, Türk Azınlık mensuplarının dükkanlarının ve mal varlıklarının fanatik Yunanlı’lar tarafından yerle bir edilmesinin mimarı olarak da bilinmektedir. Bu yeni strateji ile Yeni Demokrasi Partisi’nin Batı Trakya’da hiç şansı kalmadığı ve en azından bizim Azınlık mensuplarının oylarını da Yeni Demokrasi partisine de gitmeyeceği ortada.

Bu kadar ekonomik problemden dolayı devlet buna karşı dur da demesini bilmeli. Kamu oyunun dikkatini nasıl başka tarafa çekersin? Nasıl mı, yine Ege’de sunni bir kriz çıkarıp Türk korkusu unsurunu halkın beynine aşılamak ve milleti ‘hamdi gümdüye’ getirmek yoluyla. Hem de tam şimdiki gibi. Yunan ekonomisi de Eşek adası meselesine dönmek üzere. Bir de bir ay ünceki Eksarhia olayları var. Yunan devleti, 5 milyarlık zarar ayaklarına yatarak, orta sınıftan 15 milyar vergi toplayıp, 3 milyar devlet harcaması yapması da olası dışı değildir. Türkiye sözde Ergenekon’u kovalamakla meşgul iken, biz de Yunan vatandaşları olarak kimi kovalayıp mahkemeye çıkarmamız gerekmekte, Yunan Devleti’ni mi? Aslına bakarsan ideolojist olmak yerine birazcık pragmatist olsak, hiç de kötü olmaz, en azından bir kaç doğruyu görebiliriz. Eğer ona da Allah izin verirse!!!

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ